Müzik Felsefe ve Sanat Platformu
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Eski Tiyatrolar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ARCANA



Kadın Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 23/07/08

MesajKonu: Eski Tiyatrolar   Salı Haz. 16, 2009 6:42 am

Eski Yunan Tiyatrosu

Eski Yunan’da tiyatro, şarap tanrısı Dionysos’u kutsamak için düzenlenen şenliklerle başladı. Oyunlar yalnızca kutsal amaçlarla oynanır, tiyatro neredeyse tapınak kadar kutsal sayılırdı. Dionysos şenliklerinde erkekler korosu tanrıyı öven ilahiler söylerdi. İÖ 6. Yüzyılda Atinalı şair Thespis korobaşıyla karşılıklı konuşmaya girerek tarihteki ilk oyuncu olmuştu.
Eski Yunan tiyatrosunun altın çağı Aiskhylos’un (İÖ 525-456) trajedileriyle başladı. Bunların çoğu birer üçleme oluşturur. Üçlemedeki her oyun kendi başına bir bütün olmakla birlikte öbür iki oyunla aynı konuyu işler.
İlk olarak Aiskhylos’un oyunlarında oyuncular boyalı maskelerden yararlandılar. Daha sonra yazılan oyunlarda ise maske oyunun bir parçası oldu. Maskeyi yüzünün önünde tutan oyuncu başka bir karakteri canlandıracağı zaman maskesini değiştirirdi. Oyunlar çok büyük açık hava tiyatrolarında oynandığı için bu maskeler herkesin görebileceği kadar büyük yapılırdı.
Eski Yunan oyunları, Sofokles’in (İÖ 496-406) trajedileriyle teknik yetkinliğe ulaştı. Sofokles’in o zamandan bu yana pek ulaşılamayan düzeyde bir denge ve güzelliğe sahip olan oyunları şiirsel bakımdan birer başyapıt niteliğindedir. Sofokles oyunlarında dekor kullanılan ilk tiyatro yazarıydı. Eski Yunan trajedisinin üçüncü büyük yazarı ise Oripides’tir (İÖ 484-406). Aiskhylos, Sofokles ve Opripides konularını Yunan mitolojisinden alan oyunlar yazdılar. Bu üç yazar, sonradan Aristo’nun Poetika adlı yapıtında belirlediği kurallara uygun oyunlar yazdılar. Bu kurallardan biri zaman, yer ve eylemde birlikti; yani, oyunlardaki olay örgüsünün aynı yerde ve bir günde geçen tek bir olay ya da birbirine bağlı zincirleme olaylar dizisinden oluşması kuralı geçerliydi. Eski Yunan komedisinin en tanınmış yazarı ise oyunlarında dönemin siyaset adamlarının ve düşünürlerinin yanlış tutumlarını alaya alan Aristofanes’tir (İÖ 448-380).

Eski Roma Tiyatrosu

Eski Yunan uygarlığının çökmesiyle gerileyen tiyatro sanatı Roma İmparatorluğu döneminde canlandırıldı. Yunan oyunlarına öykünülerek kaleme alınan bu oyunlar hiçbir zaman eski yetkinlik düzeyine ulaşamadı. Sıradan Romalılar trajediden çok komedi yazarlarından en tanınanları Plautus (İÖ yaklaşık 254-184) ile Publius Terentius’tur (İÖ yaklaşık 186-159). Yunan komedisini Roma toplumuna uyarlanan bu yazarlar düzeyli oyunlar kaleme aldılar. Gene de, Roma komedileri giderek yozlaştı ve kaba temsillere dönüştü. Romalılar trajedi sevmediği için, Lucius Annaeus Seneca’nın (İÖ yaklaşık 4-İS 65) yazdığı büyük trajediler yaşadığı dönemde hiç sahnelenmedi. Ama yapıtları daha sonra ki klasik trajedilere model oluşturdu.
Dinsel Oyunlar
Roma’da oynanan kaba saba oyunlardan dehşete kapılan kilise tüm Roma İmparatorluğu’ndaki tiyatroları kapattırdı.
Ortaçağda tiyatro sanatı büyük ölçüde geriledi. Oysa bu sırada, kilise ayinlerinden türeyen yeni bir oyun türü gelişmeye başladı. Konularını Kutsal Kitap’taki öykülerden yada azizlerin yaşamlarından alan ve çoğunlukla kiliselerde oynanan bu oyunlara mucize oyunu deniyordu. 15. yüzyılda Rönesans’ın başlamasıyla tiyatro sanatı da canlandı. O zamandan bu yana tiyatro sanatı Avrupa’da, daha sonra da ABD’de gelişti ve çağdaş tiyatroya dönüştü.

Eski İtalyan Tiyatrosu

Tiyatro sanatının dinsel oyunlardan başlayarak eski canlılığına kavuştuğu ilk Avrupa ülkesi İtalya oldu. Duygu ve düşünceleri dans ve müzik eşliğinde, mimik ve davranışlarla canlandırma sanatı olan pandomim de İtalya’da gelişti. 16, yüzyılda ortaya çıkan commedia dell’arte adlı İtalyan halk tiyatrosu, belirli değişmez tiplerin yer aldığı, oyuncuların maskeler kullanarak doğaçlamadan oynadıkları oyunlar sahneleniyordu. Kukla gösterileri de İtalyan kökenlidir. 18. yüzyıl boyunca İtalya’da trajedi ve tarihsel oyun türleri de gelişme gösterdi.
İlk dönemi İtalyan oyun yazarı 18, yüzyılın ortasında birçok komedi kaleme alan Carlo Goldoni’dir (1707-93), 20, yüzyılda Gabriele d’Annuzio’nun (1863-19378) güçlü bir şiirsellik içeren oyunları ve Luigi Pirandello’nun (1867-1936) psikolojik temalara ağırlık veren oyunları dünya çapında tanındı. İtalya’nın en büyük oyun yazarı sayılan Pirandello 1934’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Eski İspanyol Tiyatrosu

İspanya’nın en yetenekli oyun yazarı Lope de Vega’dır (1562-1635). Sanat yaş*m*na 1590’da Madrid’de başlayan bu yazar, çoğu orta sınıf törelerini işleyen ve adını oyun kahramanlarının günlük yaş*mında giyinip kuşandıkları pelerin ve kılıçtan alan, pelerin ve kılıç oyunu tarzında 1000’den fazla romantik oyun kaleme alındı. İspanyol tiyatrosunun ikinci büyük yazarı da Pedro Calderon de la Barca’dır (1600-81). Calderon’un, La vida es sueno (1635;"yaş*m bir düştür") ve El alcalde de Zalamea (1640; “zalama belediye başkanı) gibi oyunları klasik tarzda yazılmıştı.

Lope de Vega’nın oyunlarından daha süslü bir dille kaleme alınmış olmalarına karşın, Calderôn’un konu yaratma yeteneği Loe de Vega’nınki kadar üstün değildi. 18. yüzyılda İspanyol tiyatrosu İtalyan ve Fransız tiyatrosunun etkisinde kaldı. 19. yüzyılda İspanyol oyun yazarları romantik oyunlar ve yergi türünde komediler yazdılar. 20. yüzyıl İspanyol oyun yazarları arasında en ünlüleri, 1922’de Nobel Edebiyat Ödülü alan Jacinto Benavente Martinez (1866-1954) ile Serafin (1871-1938) ve Joaquin Alvarez Quintero (1873-1944) kardeşlerdir.

Federico Garcia Lorca (1899-1936) da yoğun bir şiirsellikle kaleme aldığı oyunlarıyla tanınır.

Eski Fransız Tiyatrosu

Fransa’da yazılan ilk tiyatro oyunları klasik Yunan trajedilerini örnek alıyordu. Le Cid’in (1637) yazarı Pierre Corneille (1606-84) ile Jean Racine (1639-99) bu tür trajediler yazan iki büyük oyun yazarıdır.
İlk Fransız oyun yazarlarının en ünlüsü ise Jean Baptise Moliere’dir (1622-73). Moliere, benzersiz güzellikte komediler yazmıştır. Dehası, yalnızca yazdığı oyunlarda değil, bu oyunları yönetmede ve bazılarında rol alarak bu oyunculukta da başarılı olmuştur. Adamcıl (le Misanthrope: 1666) en önemli oyunlarından biridir.

18. yüzyıl Fransız oyun yazarlarından Pierre Marivaux’un (1688-1763) kaleme aldığı 30’dan fazla oyun, zekice ve incelikli sözcüklerden oluşan aşk komedileriydi.

19. yüzyılda Fransız tiyatrosu tarihsel konulara da yöneldi. Bu tür oyunlar kaleme alan yazarlar arasında Victor Hugo (1802-85) ve Alexandre Dumas (1802-70) en ünlüleridir. Romantik dönem Fransız edebiyatının önemli temsilcilerinden olan Alfred de Musset (1810-57) ise trajedi, komedi ve tarihsel oyun gibi çok çeşitli türlerde yapıt verdi. Zengin düş gücüne dayanan, duyarlı, ince ve usta bir dille kaleme aldığı oyunlarından Lorenzaccio (1834) adlı tarihsel trajedisi romantik tiyatronun başyapıtlarından sayılır. 19. yüzyılın öbür önemli oyun yazarları arasında Victorien Sardou (1831-1908) ve Eugene Scribe (1791-1861) sayılabilir.

Yakın tarihli Fransız oyunları ise değişkenlik gösterir. Bu dönemin oyun yazarları arasında belki de en önemlisi, en ünlü yapıtı Cyrano de Bergerac(1897) olan Edmond Rostand’dır (1868-1918). Öbür önemli yazarlar Danton’un (1900) yazarı Romain Rolland (1866-1944) ve Eugene Brieux’dür (1858-1932). Belçika’da ise gizemci şair ve oyun yazarı Maurice Mactertinck (1862-1949) Pelleas ve Melisande (1892) ve Mavi Kuş gibi oyunlarıyla dünya çapında ün kazanmıştır.

Eski Alman ve İskandinav Tiyatrosu:

18. yüzyılın ikinci yarısına kadar Almanya’da dikkate değer bir tiyatro yapıtı üretilmedi. İlk önemli Alman oyun yazarı, felsefi yanı ağır basan oyunlar yazan Gotthold Ephraim Lessing’di. Lessing’in ardından, Almanya’nın en büyük oyun yazan edebi kişiliği olan Johann Goethe (1749 - 1832) geldi. Goethe, başyapıtı olan Faust’ta insan ruhundaki iyi ve kötü çatışmasını inceledi. Başka bir büyük Alman oyun yazarı olan Johann Friedrich Schiller’in en başarılı oyunu William Tell idi. Gerek Goethe, gerek Schiller Coşkunluk Akımı’na katıldılar.
Georg Büchner, genç yaşta ve çok kısa bir süre içinde kaleme aldığı Danton’un Ölümü, Leonce ile Lena ve Woyzeck adlı üç oyunuyla Alman tiyatrosuna yeni bir gerçekçilik anlayışı ve biçim getirerek 20. yüzyıl tiyatro sanatını önemli ölçüde etkilemiştir.
Hermann Sudermann (1857 - 1928) ve Dokumacıların İsyanı adlı oyunu yazan Gerhart Hauptmann(1862 - 1946) 19. yüzyıl sonlarının en önemli Alman oyun yazarlarıydı. I. Dünya Savaşından sonra, Dışavurumculuk adıyla bilinen akımda yer alan bazı oyunlar dikkat çekti. Bretolt Brecht (1898 - 1956) tiyatroda toplumsal ve siyasal düşüncelerini dile getirdi. Frank Weekind ise uyumsuzluk tiyatrosunun öncülerindendi.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra Peter Weiss (1916 - 82), Marat/Sade ve öbür oyunlarında suç ve suçluluk konusunu irdeledi. İsviçreli oyun yazarları, Max Frisch ve Friedrich Dürrenmatt deneysel oyunlar yazdılar.
Norveçli Henrik İbsen’in 19. yüzyılın son yarısında yazdığı oyunlar çağdaş tiyatro sanatını önemli ölçüde etkiledi. Yapıtları çoğunlukla toplumsal sorunları irdeliyordu.

Eski Rus Tiyatrosu:

Nikolay Gogol’un (1809 - 52), hükümet görevlilerini yeren ünlü Müfettiş adlı oyunundan ve İvan Turgenyev’in (1818 -83) Bekar, Taşralı Kadın ve Köyde Bir Ay adlı oyunlarından sonra, Rus edebiyatındaki Gerçekçilik döneminin en önemli oyun yazarları olan Aleksandr Nikolayeviç Ostrovski yazdığı 47 oyunla Rus Tiyatrosunun gelişimine büyük katkıda bulundu. Ostrovski’nin en önemli oyunları arasında, Rus tüccar sınıfını yeren trajedilerinin yanı sıra, aralarında başyapıtı sayılan Fakirlik Ayıp Değil adlı oyunu da olmak üzere çok sayıdaki komedisi, Fırtına adlı ak trajedisi ve ölümünden sonra sahnelenen Kurtlarla Kuzular sayılabilir.
Rus tiyatro sanatının önemli temsilcilerinden Anton Pavloviç Çehov (1860 - 1904) Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi gibi oyunlarıyla insan doğasının iç gerçekliğini, insanın zayıf yanlarını ve yalnızlığını dile getirmiştir. Rus toplumunun sosyalist düzene geçiş sürecini yansıtan yapıtlarıyla tanınan Maksim Gorki’nin (1868 - 1936) yazdığı birçok oyundan biride Ayaktakımı Arasında’dır. .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Eski Tiyatrolar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
depthofmirrors.rforum.biz :: Kültür&Sanat :: Tiyatro-
Buraya geçin: