Müzik Felsefe ve Sanat Platformu
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sigismund Schlomo Freud

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ARCANA

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 23/07/08

MesajKonu: Sigismund Schlomo Freud   Salı Haz. 16, 2009 5:52 am

Psikanaliz'in kurucusu Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Pribor’da doğdu. Babası, Jacob Freud, küçük bir esnaftı ve annesi onun ikinci karısıydı. Freud’un kendisinden yaklaşık yirmi yaş büyük iki üvey ağabeyi ve kendinden küçük yedi kardeşi vardı. Ailesi, 1938’e kadar yaşayacağı Viyana’ya taşındığında Freud henüz dört yaşındaydı. Yahudi aileden olan Freud’un babası özgür düşünceli biriydi, Freud sonradan kendisinin ateist olduğunu açıkladığında oğlunun kararına saygı gösterdi.
O dönemde Yahudiler yalnızca tıp ve hukuk alanında çalışabiliyorlardı, Freud da, bilimle ilgilendiği için, 1873’te Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi. Aslında nöropsikoloji araştırmaları yapmak istiyordu ama zengin olmadığı için nöroloji üzerine çalışmaya başladı. Daha sonraları birlikte çalışmalar yaptığı Josef Breuer’le bu dönemde tanıştı. Breuer ve Freud, konuşma kürünü birlikte yarattılar. 1882-83’te Theodor Meynert Psikiyatri Kliniğinde işe girdi. Kokain üzerine pek çok çalışma yaptı. Daha sonra Jean-Martin Charcot adlı ünlü nörologla, hipnoz ve histeri üzerine çalışmalar yapmak için Paris’e gitti.

1886’da Viyana’ya dönüp muayenehane açtı ve evlendi. Özellikle hastalarının tedavisinde hipnoz kullanıyordu ama zamanla bunun yeterli olmadığını anlayıp muayeneyi bıraktı. 1900’de Rüyaların Yorumu’nu yayınladı, 1901’de de Gündelik Yaşamın Psikopatolojisi’ni. 1905’te yayınlamaya başladığı cinsellik üzerine çalışmaları yankı uyandırdı. Çocukluk dönemi tecrübelerinin önemi ve Oedipus kompleksi teorilerini öne sürdü.

1902’de Viyana Üniversitesi’nde profesör oldu. 1906’da Psikanalitik Topluluğu’nu kurdu. Bu topluluğun kuruluşundan sonra benzerleri giderek çoğaldı. 1909’da Massachusetts’deki Clark Üniversitesinde ilk uluslararası konuşmasını yaptı. 1923’te sigara bağımlılığından dolayı, çene kanseri teşhisi kondu. Bu hastalık, 16 yıl içinde 33 ameliyat geçirmesine neden oldu. Tam o yıllarda da Avrupa’da Nazi baskısı başlamıştı. Freud’un yazdıkları da başkalarınınkilerle birlikte yasaklanıyor yakılıyordu. 1938’de Almanya, Avusturya’yı işgal etti. Karısıyla İngiltere’ye kaçtı ve 23 Eylül 1939’da orada öldü. Şu an İngiltere ve Viyana’da yaşadığı dairelerde Sigmund Freud Müzeleri bulunmakta.

Psikoseksüel Gelişim
Freud, kişilik gelişimi bakımından ilk çocukluk yıllarındaki yaşantıların önemini vurgular. Freud’un kuramı psiko analitik kuramlardan birisidir. Bu kurama göre normal gelişimin sağlanması için, gelişimin her döneminde bireyin temel ihtiyaçlarının doyurulması gerekmektedir. Eğer temel ihtiyaçlar karşılanmazsa kişilik gelişimi engellenir

Psiko analitik kurama Freud’a göre cinsel yaşam doğumu izleyen zamanda başlamaktadır. Freud’un psiko analitik kuramı ,psiko seksüel gelişimi her biri yeni bir sosyalleşme sorunuyla nitelenen beş temel döneme ayırmıştır:

Oral Dönem
Bu dönem 0-1 yaş arasındaki bebeklik dönemini kapsar. Oral dönemde temel haz kaynağı emmedir. Emme pasif ve bağımlı bir davranıştır. Freud’a göre anne ya da anne yerine geçen yetişkin tarafından çocuğun memeden erken kesilmesi ya da aksine çok uzun emzirilmesi onun bu döneme bağımlı olmasına neden olmaktadır.Emme ihtiyacı daha sonraki yaşamında da sürmektedir. Örneğin, öğrencilerin sinirli ve gergin olduğunda tırnak yemeleri, Freud’un oral bağımlılık olarak tanımladığı durumun bir göstergesidir. Psikoanalitik görüşe inanan psikologlara göre çocuğun yaşama küsmesi ya da onu sevmesi annenin tutumuna bağlıdır. Çocuğun ilerde göstereceği ruhsal özelliklerin temelini oluşturur. Örneğin,çocuğun birden bire sütten kesilmesi yaşama küsmesine yol açar. Bunu yapan anneye karşıda çocuk düşmanlık duyguları geliştirir. Sevme ve düşmanlık duyguları gibi iki zıt durumda kalan çocuk bilinçsiz olarak ruhsal bir çatışmanın içine girer. Böyle bir kimse anne aracılığıyla diğer insanlara karşı olan sevgi ve bağımlılığını da yitirir. Buda onun toplumsal gelişimini gene olumsuz yönde etkiler. “Doğumdan önceki bir yıl oral dönem olarak anılmaktadır. Bu evrede haz kaynağı,pasif ve bağımlı bir davranış olan emmedir. FREUD’ a göre bebeğin bu evrede anne tarafından aşırı şekilde emzirilmesi veya memeden kesilmesi oral evreye takılmakla sonuçlanır. Dolayısıyla ağız yoluyla haz alma davranışı ilerde başka yaşantılara genellenmekte ve kişilik oral karakter kazanmaktadır. Oral karakterdeki kişiler gergin bağımlı ve karmaşık bir duygusal yapıya sahiptirler.

Anal Dönem

İkinci gelişim dönemi olan anal dönem 1-3 yaşlarını kapsamaktadır. Bu dönem idrar ve dışkı çıkarma ile ilgilidir. Çocuk bu dönemde kendini ve çevreyi kontrol etmeyi öğrenir. Sinirli,hoş görüsüz ve cezalandırma yoluyla tuvalet eğitimi veren anne baba ya da bakıcılar,çocuğun bu döneme bağımlı kalmasına neden olurlar. (Annenin bu dönemdeki tutumu ve dışkılama işlemine ilişkin kendi duyguları çocuğun ileride sahip olacağı karakter özelliklerini önemli oranda etkiler.( Daha ileriki yaşlarda bu durumun bilincine varan kimi çocuklar anormal davranışlar göstererek çeşitli cisimlerden yararlanma yoluna da gidebilirler.

Fallik Dönem

Bu dönem ,aşağı yukarı 3-6 yaşları arasını kapsamaktadır. Çocuklar bu dönemde genital organlarından zevk aldıklarını fark ederler. Karşı cins ebeveyne açık olarak daha fazla sevgi gösterisinde bulunurlar. Gelişimin bu döneminde cinsel organlarının işlevlerine ilişkin cinsel ve saldırgan içerikli duygular önem kazanır.Oedipus karmaşası,farklı cinsten olan ebeveyne karşı cinsel duyguların aynı cinse olana karşı ise düşmanca duyguların oluşması ile belirlenir. Freud, son derece önemli kişisel ve duygusal gelişim yüzlerinin bu ilk 7 yılda biçimlendiğini savunur. Psikanalistlere göre çocuğunda kendine özgü bir tür cinsel yaşamı vardır fakat bu büyüklerinkinden çok ayrıdır. Çocuk cinsiyetini de bu evrenin başında öğrenir. 3-4 yaşlarında iken çocuk nasıl doğduğunu sorar. Bu zamanda atlatmaca yanıtlar yerine doğru yanıt verme yolu tutulmalıdır. Bu yapılmazsa bu sorunlar çocukta birer karmaşa biçimine dönüşebilir ve sürer gider. 4-6 yaşlarında ya da bu yaşları izleyen zamanda çocuk cinsel organlarıyla oynayarak kendi kendine bir tür doygunluk duyar.

Gizil Dönem

6-12 yaşları arasındaki dönem gizil dönem adını alır.Bu dönemde çocuk cinsiyetle ilgili konulardan hoşlanmaz. Kendini daha çok oyuna verir.Çocuklar sevgi gösterilerini ev dışında arkadaşlarına yöneltirler. Sürekli etkinlik içinde olan bu okul çağı çocuğunun çabalarına karşı çıkılırsa ,çocuk yaptıklarının değersizliğine inanır ve aşağılık duygusuna kapılır. Tersine amaçlarının değerli olduğu hissettirilir ve desteklenirse çocuk işini mükemmel yapmayı başarır ve beceriler kazanır. 6-9 yaşlarında çocuk ergenlik dönemi çocuk ergenlik dönemi ile ilgili hazırlıklarını bilinç altında yapmaktadır. Bu durgunluk döneminde çocuğun cinsel yaşamı büyüklerinkine hiç benzemeyen bir duygular ve eğilimler toplamıdır.

Genital Dönem

Freud’un 5. Dönemi fırtınadır. Genital dönem adı verilen bu dönem ,aşağı yukarı 12 yaştan sonra başlar. Hızlı fiziksel gelişme ve buluğa erme ile içsel,cinsel dürtüler artmaktadır. Öğretmenler ,ergenin ilgi ve ihtiyaçlarını gelişim özelliklerini tanıyıp ,ona anlayışlı ve saygılı davranarak problemlerini çözümlemede yardımcı olabilirler. Freud,psikolojiye yeni yöntemler ve görüşler getirmişse de nesnel psikolojiye değer veren psikologlar tarafından yeterli görülmemektedir. Bununla birlikte ,ruhsal sorunların çözümünde bu görüşlerden yararlanılmaktadır. Ergenlik döneminde ve sonraları cinsel enerji ,cinsel organlarda toplanır.Yetişkinlikte kişinin kimi cinsel sorunları ilk basamaktakilerle birlikte ortaya çıkar.Bu nedenle,çocuğun bu basamakları normal atlatmasına önem verilmelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ARCANA

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 23/07/08

MesajKonu: Geri: Sigismund Schlomo Freud   Salı Haz. 16, 2009 6:04 am

FREUD'UN CİNSEL MONİZM
KURAMI (Chasseguet Smirgel, 1988)
• Erkek çocuk annesinin vajinası olduğunu bilmez. Onun da penisi olduğunu sanır.

• Kız çocuk kendinde vajina olduğunu bilmez.

• Kız çocuk budanmış bir penis olan klitorisine, her şeyi dışlar şekilde yatırımda bulunur.

• Kızın ergenlik döneminde bu yatırımdan vazgeçme gereği ortaya çıkar.

• Kız çocuk , erkek organına engelleyemediği bir haset duyar ve bu haset tüm psiko-cinselliğe egemen olur.

• Kız çocuk, babasının penisinin kendi içine girip ona bir çocuk vermesini arzu eder.

• Annelik ulaşılması olanaksız bir erkekliğin "taklidi"nden başka bir şey değildir (çocuk=penis).

• Bazı kadınlar asla Olumlu Oidipus'a ulaşamazlar.

• Kadının Olumlu Oidipus'unda anneyle kurulan bağ yalnızca yer değiştirip babaya yönelir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ARCANA

avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 23/07/08

MesajKonu: Geri: Sigismund Schlomo Freud   Perş. Haz. 18, 2009 8:06 am

Bu adamdan nefret ediyorum sözüm ona psikolojinin kurucularındandır kendisi. Oysa Arthur Schopenhauer'i es geçmek hata olur.Ayrıca hastasıyla yakın ilişkisi de mevcuttu. Bu psikologlardan herşey beklenir =) Hatta hastalarını hipnozla uyutup cinsel ilişkiye"tecavüz" bile girenleri mevcuttur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Sigismund Schlomo Freud   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sigismund Schlomo Freud
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
depthofmirrors.rforum.biz :: Psikoloji & Mitoloji & Felsefe :: Sigmund Freud-
Buraya geçin: